Ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

01 Şubat 2020

İstanbul vs. Strasbourg

Her ayın sonunda Türk-İş "açlık ve yoksulluk sınırı" adlı bir veri açıklıyor. Ben de düzenli olarak bu veriyi takip edenlerden biriyim.

Türk-İş, 4 kişilik 1 ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcamasını "açlık sınırı"; gıda harcamasına ek olarak giyim, konut giderleri, ulaşım, eğitim, sağlık vb. ihtiyaçların dahil olduğu gerekli harcama miktarını da "yoksulluk sınırı" olarak tanımlıyor.

Ocak 2020 verileri geçtiğimiz günlerde açıklandı. Buna göre;
  • Açlık sınırı: ₺2.219,45
  • Yoksulluk sınırı: ₺7.229,49
  • Bekâr, çocuksuz bir çalışanın 'yaşama maliyeti' ise: ₺2.697,82

05 Temmuz 2019

Maastricht Kriterlerinde Son Durum ve Türkiye

Eskiden medyada sürekli gündemde tutulan Maastricht kriterleri, Avrupa Birliği (AB) üyesi olma hayalinden hükümet uzaklaştıkça gündemden düştü ve unutuldu.

İki ana kriter var: Kopenhag Kriterleri ve Maastricht Kriterleri.

  1. Kopenhag kriterleri, bir ülkenin AB’ye katılmasının koşullarını belirler.
  2. Maastricht kriterleri, AB’ye üye ülkelerin ekonomik ve parasal birliğe katılabilmesinin koşullarını belirler.

Ekonomik ve parasal birliğe katılmanın sonucunda da üye ülke zaman içinde kendi parasını terk edip Euro’yu para birimi olarak kabul etmesi gerekiyor.

Maastricht Antlaşması, 7 Şubat 1992'de imzalandı ve 1 Ocak 1993’de yürürlüğe girdi. Bu anlaşma ile AB üyesi ülkelerin ekonomik ve parasal birliğe geçişte aralarındaki farklılıkların giderilmesi için bazı koşullar belirlenmiş oldu. Bu koşulları yerine getiren üye ülkelerin aynı para birimini (Euro) kullanabilmesini öngördü.

Bu yazıda Maastricht kriterlerini sıralayalım:


  1. Toplulukta en düşük enflasyona sahip üç ülkenin yıllık enflasyon oranları ortalamasıyla ilgili üye ülke enflasyon oranı arasındaki fark 1.5 puanı geçmemelidir.
  2. Üye ülke devlet borçlarının GSYH’sına oranı %60’ı geçmemelidir. 
  3. Üye ülke bütçe açığının GSYH’sına oranı %3’ü geçmemelidir. 
  4. Herhangi bir üye ülkede uygulanan uzun vadeli faiz oranları 12 aylık dönem itibariyle, en düşük enflasyona sahip 3 ülkenin faiz oranını 2 puandan fazla aşmayacaktır.
  5. Son 2 yıl itibariyle üye ülke parası diğer bir üye ülke parası karşısında devalüe edilmiş olmamalıdır.


14 Mayıs 2019

Biraz Ekonomi...

Dün saat 10:00'da Mart ayı cari işlemler hesabı açıklandı.

Sonuç? 589 milyon ABD doları açık. Böylece 12 aylık cari işlemler açığı 12.8 milyar ABD dolara düştü. Aşağıdaki grafikten de görebileceğiniz gibi üretimde %65 ithal girdi kullanan bir ekonomi için cari açığın düşmesi kriz belirtilerinden biridir. Kur riskinin zayıf olduğu dönemlerde refah yaratıcı bir etkisi varken kurun sert yükseldiği dönemlerde işsizlik, enflasyon ve arzın düşmesi gibi birçok komplikasyona neden olabilir. Üstüne bir de dış politikada "yurtta barış, dünyada barış" söyleminden uzaklaşma ile fiyat istikrarından sorumlu TCMB'nin TL'yi korumasının geciktirilmesi ile birleştiğinde ortaya Türkiye ekonomisinin başına gelenlerin özeti çıkıyor.

26 Nisan 2019

Fransa'daki Asgari Ücretli Kadar Akaryakıt Alabilmek İçin Gereken Maaş

Akaryakıt konusunda en son 25 Kasım'da yazmıştım. Tabi o zaman Fransa'da akaryakıt fiyatlarına gelen zamlara karşı başlayan protestolar daha yoktu...

Eğer hala daha "ben hep 50 liralık benzin alıyorum, zam bana etki etmiyor" diyorsanız, sizinle yine burada vedalaşalım ve döviz kurlarındaki yükselişlerin sonrasında düzenli olarak benzine ve motorine gelen zamları, İstanbul ile Paris arasındaki akaryakıt alım gücünü gelin bir kez daha karşılaştıralım...

Bir kez daha belirtmek isterim, önceki yazıları okumadan bu yazıyı okuyanlar için... Bu karşılaştırmayı olabildiğince basit ve doğru yapabilmek için -genelde düşülen hataya düşmeyerek- Paris'teki akaryakıt fiyatlarını TL'ye çevirmeyeceğiz. 25 Kasım'daki yazı ile bu yazı arasında geçen 5 aylık sürede nasıl bir değişim olduğunu inceleyelim.

28 Mart 2019

Biraz Brexit Süreci, Biraz da SWAP Meselesi

Birleşik Krallık'ın Avrupa Birliği'nden çıkma çabasını (Brexit) bizim AB'ye üye olma çabamıza benzetiyorum. Önümüzdeki Haziran'da Brexit Referandumu'nun üzerinden üç yıl geçmiş olacak. Bu süre zarfında;

25 Kasım 2018

Akaryakıt Protestolarına Alım Gücü Bakımından Baktığımızda...

Akaryakıt konusunda en son 30 Ağustos'ta yazmıştım. Tabi o zaman Fransa'da akaryakıt fiyatlarına gelen zamlara karşı başlayan protestolar daha yoktu...

Eğer "ben hep 50 liralık benzin alıyorum, zam bana etki etmiyor" diyorsanız, sizinle burada vedalaşalım. Ne de olsa geçen sene o paraya 9,12 litre benzin alınırken artık 8,01 litre benzin alınabiliyor.

Döviz kurlarındaki sert yükseliş sonrası düzenli olarak benzine ve motorine gelen zamlar sonrası İstanbul ile Paris arasındaki akaryakıt alım gücünü gelin bir kez daha karşılaştıralım...

Bir kez daha belirtmek isterim, önceki yazıları okumadan bu yazıyı okuyanlar için... Bu karşılaştırmayı olabildiğince basit ve doğru yapabilmek için -genelde düşülen hataya düşmeyerek- Paris'teki akaryakıt fiyatlarını TL'ye çevirmeyeceğiz. İlk yazı ile bu yazı arasında geçen 13 aylık sürede nasıl bir değişim olduğunu inceleyelim ve bu protestoların ne kadarlık bir enflasyon sonrası oluştuğuna bakalım.

14 Kasım 2018

Finansal Okuryazarlık Oranları Nasıl Hesaplanıyor, Türkiye'nin Oranı Kaç?

Sosyal güvenlik sistemi açık veren bir ekonomide yaşıyoruz. Bu, gelecekte bugünkü emekli maaşlarının alım gücünü arayacağız, anlamına geliyor. Bugün de alım gücünün düşük olduğunu göz önünde bulundurursak geleceği güvence altına almamız elzem...

Standard & Poor's, medyada sıklıkla dile getirilen toplumsal meselelerimizden biri olan "finansal okuryazarlık" oranını ölçen bir çalışma yayınladı. Ülkeler bazında hazırlanan bu çalışmada finansal okuryazarlık oranının nasıl ölçüldüğünü sizlere açıklamak istiyorum. Böylece bu çalışmaya göre siz de kendinizi test ederek, bu yönteme göre seviyenizi tespit edebilirsiniz.

Araştırma, 4 temel konu (faiz oranları bilgisi, enflasyon, bileşik faiz, riski çeşitlendirme) üzerinden finansal karar almada etkili olan sorular üzerinden yapılmıştır.

Soruların cevapları en altta.

SORU 1 (Faiz Oranları Bilgisi): Varsayalım 100 TL borç alacaksınız. Hangisi seçerseniz daha az para geri ödemiş olursunuz: 105 TL geri ödeme ya da 100 TL + %3 faiz geri ödeme?

a) 105 TL
b) 100 TL + %3 faiz
c) Bilmiyorum
d) Cevapsız

SORU 2 (Bileşik Faiz): Varsayalım bankaya 2 yıl vadeli para yatıracaksınız ve banka ile yıllık %15 faiz alma konusunda anlaştınız. Banka, size ilk yıl ödeyeceği faizden daha fazla faiz mi öder ikinci yıl yoksa ilk yıl ödediği miktarla ile aynı miktarı mı öder?

a) Daha fazla
b) Aynı
c) Bilmiyorum
d) Cevapsız

SORU 3 (Enflasyon): Varsayalım bugün tükettiğiniz mal sepetinizin fiyatı önümüzdeki 10 yılda iki katına çıktı. Eğer geliriniz de aynı sürede iki katına çıktıysa aynı mal sepetinden ne kadar alabilirsiniz?

a) Daha az
b) Aynı
c) Daha fazla
d) Bilmiyorum
e) Cevapsız

SORU 4 (Riski Çeşitlendirme): Varsayalım biraz paranız var. Sizce paranızın tamamını bir işe veya yatırıma yatırmanız mı ya da birden çok işe veya yatırıma yatırmanız mı daha güvenli?

a) Bir işe veya yatırıma yatırmak güvenli
b) Birden çok işe veya yatırıma yatırmak güvenli
c) Bilmiyorum
d) Cevapsız

24 Eylül 2018

TL'den Euro'ya Geçiş Ne Demek?

Birkaç gündür Türkiye'nin yeni hikayesi "Euro'ya geçiş" olabilir mi, diye kendime soruyorum. Türkiye'nin AB üyesi bir ülke olmasını can-ı gönülden isteyen birisi olarak bu hedefe uygun olarak günün birinde Euro'ya geçip geçmeyeceğimizi merak ediyorum. Ki benim bu konuda yazmam ilk de değil, daha önce önemli iktisatçıların böyle bir kararın Türkiye ekonomisine yansıyacak muhtemel etkilerini dile getirmişlerdi. Ben de bugünkü yazımda sizlere Euro'ya Geçiş'in olumlu ve olumsuz yanlarını derleyerek kafanızda bir çerçeve oluşturmaya çalışacağım. Bildiğiniz gibi son yıllarda Türkiye ile AB'nin arası limoni olmasına rağmen ABD'nin Dünya ve Türkiye ile olan gerilimi sonucu bu limonilik hafif hafif geçirilmeye çalışılıyor. Türkiye olarak başlıca istekler "Gümrük Birliği'nin Güncellenmesi" ve "Vize Serbestisi" olurken AB'nin istekleri "demokratik bir Anayasa", "insan hakları ihlallerinin sona ermesi" ve "hukukun üstünlüğünün gerçekleşmesi" olarak ortaya çıkıyor. Ama en önemlisi Türkiye ekonomisinin bozulmaması! Nedeni basit, borç verdiğiniz kişi veya kurumun işlerinin bozulması sizi de olumsuz etkiler.

19 Eylül 2018

Bir Danimarkalı gibi olmak...

Aslında ilk başta Danimarka ekonomisi ile ilgili bir tweet hazırlıyordum. Derken kendimi Danimarka İstatistik Enstitüsü (Statistics Denmark) internet sayfasında buldum ve farklı verilerden verilere bakarken dikkatimi "Servet ve Borç" (Wealth&Debt) başlığı çekti. İlginç gelen bir bilgi ile karşılaştım. Buna göre Danimarkalılar medeni haline ve çocuklu/çocuksuz aileler olmak üzere çeşitli kıstaslarla dört gruba ayrılarak net varlık tablosu oluşturulmuş. Çok küçük puan farkları olduğu için size ortalamaları söylemeyi tercih ettim.

Danimarkalıların varlıkları ile borçlarını (yükümlülüklerini) incelediğimizde bize ortalama olarak bir Danimarkalının varlıklarının dağılımı şöyle veriyor:
  • Gayrimenkul: %50
  • Menkul: %15
  • Emeklilik Fonu: %30
  • Diğer: %5
Borçlarının dağılımına baktığımızda ise karşımıza varlık dağılımını destekleyen bir sonuç çıkıyor:
  • Konut Kredisi: %77
  • Diğer Krediler: %23
Yani gerçekten de Danimarka ekonomisinde gayrimenkul sahibi olmanın ve onun finansmanının çok önemli bir yeri var. Öte yandan varlıklarının yüzde 30'unun emeklilik için biriktirilmesi de son derece takdire değer bir tercih.

13 Eylül 2018

Bugün Merkez Bankası Faizi Artıracak Mı?

Bugün önemli bir gün.

Dün toplanan TCMB, bugün saat 14:00'da faiz kararını açıklayacak. Döviz kurları 7 Haziran'daki son faiz artırımından beri %40 seviyelerinde bir yükseliş meydana geldi. Bunun altında yatan birçok sebepten biri merkez bankasının yüzde 19.25 faiz ile piyasayı fiyatlarken piyasadaki faizin an itibariyle yüzde 25'i aşmış olması, 24 Temmuz'daki toplantıda faizi sabit tutma kararıyla ateşi daha da körüklemesi ve "yeni" para politikası stratejisi olarak 'FSEN' bakışının (faiz sonuç enflasyon neden) kabul edilip edilmediğini bu toplantı ile netlik kazanacak olması.

Temel olarak TCMB faizinin piyasa faizinden yüksek olması gerekir. Bunun nedeni piyasaya yön verenin merkez bankası olması gerekliliğindendir. Oysa Türkiye'de piyasa kendi kendine hareket etmeye devam ediyor çünkü TCMB piyasayı ağırlıklı ortalama %19.25 faiz ile fonlarken piyasa faizi %25.01 olarak oluşuyor.

Bugünkü toplantıdan ne beklenmeli?


Benim şahsi beklentim TCMB faizinin %17.75 olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda piyasanın önüne geçecek bir artış yani -750 baz puan- %25.00'ın üzerinde bir artış olması.

Ama piyasada objektif beklentiler nedir derseniz 400 baz puanlık bir artış beklentisi hakim denebilir. Hal böyleyken 250 baz puanın altında kalacak bir karar döviz kurlarını tekrar yukarı yönlü ateşleyebilir.

30 Ağustos 2018

Parisli ile İstanbullu Arasındaki Satın Alım Gücü Farkı

Akaryakıt konusunda en son 9 Nisan'da yazdığımı farkettim, gelin bir güncelleme yapalım. Tabi eğer "ben hep 50 liralık benzin alıyorum, zam bana etki etmiyor" diyorsanız, sizinle burada vedalaşalım. Ne de olsa artık o paraya 7.22 litre benzin alınabiliyor.

Bu karşılaştırmayı daha önce iki kez yaptım. İlkini 30 Ekim 2017 tarihinde yazmıştım; ikincisi ise 9 Nisan'daydı. Döviz kurlarındaki sert yükseliş sonrası düzenli olarak benzine ve motorine gelen zamlar sonrası İstanbul ile Paris arasındaki akaryakıt alım gücünü gelin karşılaştıralım yine...

Bir kez daha belirtmek isterim, önceki yazıları okumadan bu yazıyı okuyanlar için... Bu karşılaştırmayı olabildiğince basit ve doğru yapabilmek için -genelde düşülen hataya düşmeyerek- Paris'teki akaryakıt fiyatlarını TL'ye çevirmeyeceğiz.

Aradan geçen neredeyse 5 aylık sürede nasıl bir değişim olduğunu incelemeye başlayalım.

08 Ağustos 2018

Sabit Getirinin Kryptonite'ı: Enflasyon!

Epeydir faiz oranlarının ekonomiye olan etkisi ile ilgili tartışmaları ve fikirleri okumaktan siz de benim gibi sıkılmış olabilirsiniz. Öte yandan ne zamandır bu konudaki fikrimi de yazmak istiyordum. Bu sayede umarım bir nebze bakış açımı aktarabilme fırsatı yakalamış olurum.

İlk olarak, bir sürü faiz oranı var: kredi faizi, mevduat faizi, bono/tahvil faizi, vb.

O yüzden genel olarak "faizler düşmeli" dendiğinde TCMB'nin bankaları fonlama faizi olarak da ifade edebileceğimiz "bir haftalık repo" faizi (%17.75) önemli çünkü Türkiye'de bankalar ağırlıklı olarak merkez bankasından %17.75 ile aldığı borcu götürüp piyasada daha yüksek faiz oranından başkalarına borç vererek para kazanıyor. Bu noktada da faizlerin düşebilmesi için önce piyasadaki büyük oyun kuruculardan hazinenin para ihtiyacının azalmasıyla DİBS (devlet iç borçlanma senedi/devlet tahvili) faizi düşüşe geçebileceği ortam oluşturulmalı. Çünkü zaten hali hazırda bankalar %17.75 faizle TCMB'den aldığı borcu götürüp 2 yıllık devlet tahviline %22.42'den yatırıp aradaki marj kadar para kazanabilirken kredi faizlerini bu marjın altına çekmeyecektir. Hazine bu ihtiyacını nasıl azaltır? Sıkı maliye politikası araçlarından "kamu harcamalarını azaltma" seçeneği ile (diğer seçenek "vergileri artırma" enflasyonu artıracağı için yanlış olur).

19 Haziran 2018

Satın Alım Gücümüz Fransa'dan 2,5 Kat Az!

Saat 12:00'da TÜİK, 2017 yılı "Satın Alma Gücü Paritesi" (SGP) geçici sonuçlarını kendi internet sitesinde yayınladı. İçinde iki önemli gösterge var: "SGP'ye göre kişi başına GSYH endeks değerleri" ve "SGP'ye göre kişi başına fiili bireysel tüketim değerleri".

06 Haziran 2018

Yarın Merkez Bankası Faizi Artıracak Mı?

Yarın önemli bir gün.

TCMB olağan toplantısı var. Döviz kurlarının alıp başını gitmesinin altında yatan birçok sebepten biri merkez bankasının yüzde 16.50 faiz ile piyasayı fiyatlarken piyasadaki faizin an itibariyle yüzde 17.94 olması bu toplantıdan nasıl bir sonuç çıkar diye kafada soru işaretleri bırakıyor.

Temel olarak TCMB faizinin piyasa faizinden yüksek olması gerekir. Bunun nedeni piyasaya yön verenin merkez bankası olması gerekliliğindendir. Oysa Türkiye'de piyasa kendi kendine hareket etmekte çünkü TCMB faizi %16.50 iken piyasa faizi %17.94 olduğu için.

23 Mayıs 2018

Döviz Tam Gaz Giderken TCMB Neyi Bekliyor?

-Tak tak tak...
+Kim o?
-Merkez bankası.
+Ne oldu?
-Biz seçim tatiline çıkıyoruz.
+Ne?
-Kur BİST'e emanet, hoşçakalın...
+Kur alır başını gider, yapmayın!
-...
+Hey???
-...
+!!!

14 Mayıs 2018

Cari Açık Çaktırmadan Rekor Kırıyor

Saat 10:00'da cari işlemler dengesi istatistikleri açıklandı.

Sonuç?

Beklentileri aşan dolar cinsinden cari açığımız artışını sürdürüyor. Bugünkü verilerle birlikte cari açık miktarı 55.4 milyar dolar oldu.

09 Nisan 2018

Fransızlar üç kat fazla akaryakıt alabiliyor

Akaryakıt konusunda uzun süredir yazmadığımı farkettim, gelin bir güncelleme yapalım. Tabi eğer "ben hep 50 liralık benzin alıyorum, zam bana etki etmiyor" diyorsanız, sizinle burada vedalaşalım.

25 Mart 2018

Desteklenen Kolonlar Ne Kadar Dayanır

29 Mart'ta açıklanması beklenen "Proje Bazlı Teşvik Sistemi" kapsamında yatırımcıların 23 proje için yararlanabileceği teşvikleri aşağıda sizler için tek tek sıraladım; 

  1. Gümrük vergisi muafiyeti, 
  2. KDV istisnası, 
  3. Bina inşaat harcamaları için KDV iadesi, 
  4. Yatırım tutarının 2 katına kadar Kurumlar Vergisi indirimi veya 10 yıla kadar Kurumlar Vergisi istisnası, 
  5. 10 yıla kadar sigorta primi işveren hissesi desteği, 
  6. 49 yıl süreyle bedelsiz yatırım yeri tahsisi, 
  7. Yatırımın tamamlanmasını müteakip öngörülen istihdamın 5 yıl sağlanması şartıyla söz konusu taşınmazın bedelsiz olarak yatırımcıya devredilmesi, 
  8. Yatırımın finansmanında kullanılan yatırım kredisi için 10 yıla kadar faiz veya kar payı desteği ya da hibe desteği, 
  9. 10 yıl süreyle gelir vergisi stopajı desteği, 
  10. Enerji tüketim harcamalarının yüzde 50'sine kadar en fazla 10 yıla kadar enerji desteği, 
  11. 5 yılı geçmemek üzere aylık brüt asgari ücretin 20 katına kadar nitelikli personel desteği,
  12. Yatırım tutarının yüzde 49'unu geçmemek üzere ve edinilen payların 10 yıl içinde halka arz veya yatırımcıya satışı şartıyla sermaye katkısı, 
  13. Kamu alım garantisi ve altyapı desteğiyle izin, ruhsat, tahsis, lisans ve tescillerde istisna getirilmesi şeklindeki desteklerin bir veya birden fazlasından yararlanabilecekler.

18 Mart 2018

Vadeli TL Yatırımcısı'nın Gözardı Ettiği İhtimal

Bir miktar paranız olduğunu varsayalım. İster TL, isterse döviz olsun. Normal bir mevduat sahibinin favori yatırım aracı: "Vadeli TL". Neden budur? Çünkü ana para koruması olduğunu düşünür.

Çoğu toplumda insanların veya yakınlarının başına korkutucu finansal kayıplar gelmesi neticesinde risk almayı tercih etmeyen (güven sorunu olan) ve riskten korunmaya çalışan bir kitle var. Bu kitle genelde banka banka vadeli TL için faiz oranı teklifi alıp en yüksek verene yatırır.

Peki gerçekten de ana para korumada mıdır?

20 Ocak 2018

Sömestr Jimnastiği: Sadece 3 Hisse

"Tatil Jimnastiği: 3 Hisse, 1 Ekonomik Kriz, 1 Trump" ve "Volvo, Renault ve ford Otosan hisseleri ne durumda..." yazılarını okuyanlarınız bu yazının serini üçüncü yazısı olduğunu anlayacaktır; henüz okumamış olanlarınız ise önce linklediğim yazıları okumalarını tavsiye ederim. 2018 yılında aklım hala daha Asya'daki gelişen ekonomilere giren 149 milyar dolar var. Damlası gelse BIST metamorfoz geçirirdi. Borçla büyüyen dev ekonomi Çin'in kredi ile büyüme politikasını değiştirme çabalarını gördükçe Türkiye'nin de bir yerden sonra bu sürdürülemez bağımlı büyüme modelini arşivlere kaldırması lazım.