Epeydir faiz oranlarının ekonomiye olan etkisi ile ilgili tartışmaları ve fikirleri okumaktan siz de benim gibi sıkılmış olabilirsiniz. Öte yandan ne zamandır bu konudaki fikrimi de yazmak istiyordum. Bu sayede umarım bir nebze bakış açımı aktarabilme fırsatı yakalamış olurum.
İlk olarak, bir sürü faiz oranı var: kredi faizi, mevduat faizi, bono/tahvil faizi, vb.
O yüzden genel olarak
"faizler düşmeli" dendiğinde TCMB'nin bankaları fonlama faizi olarak da ifade edebileceğimiz
"bir haftalık repo" faizi
(%17.75) önemli çünkü Türkiye'de bankalar ağırlıklı olarak merkez bankasından %17.75 ile aldığı borcu götürüp piyasada daha yüksek faiz oranından başkalarına borç vererek para kazanıyor. Bu noktada da faizlerin düşebilmesi için önce piyasadaki büyük oyun kuruculardan hazinenin para ihtiyacının azalmasıyla
DİBS (devlet iç borçlanma senedi/devlet tahvili) faizi düşüşe geçebileceği ortam oluşturulmalı. Çünkü zaten hali hazırda bankalar %17.75 faizle TCMB'den aldığı borcu götürüp 2 yıllık devlet tahviline %22.42'den yatırıp aradaki marj kadar para kazanabilirken kredi faizlerini bu marjın altına çekmeyecektir. Hazine bu ihtiyacını nasıl azaltır? Sıkı maliye politikası araçlarından
"kamu harcamalarını azaltma" seçeneği ile
(diğer seçenek "vergileri artırma" enflasyonu artıracağı için yanlış olur).