Sürdürülebilirlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sürdürülebilirlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

01 Kasım 2019

Bir Sosyal Statü Olarak “Otomobil Sahibi Olmak” Sürdürülebilir Mi?

Hollanda, İstanbul’daki trafik sorununu çözmek için işbirliği teklif eden ülkelerden biri. Daha önce Hollanda'ya gidenleriniz Hollanda'nın ulaşımda ne kadar gelişmiş olduğunu biliyorlardır. Gelişmişlikten kastım otomobiller için daha çok yol, daha çok otopark yeri, daha geniş çok şeritli yollar, battı çıktılar vs. kesinlikle değil; aksine ulaşımın motorlu araçlar yerine ‘raylı sistemler, yaya ve bisiklet’ merkezli tasarlanmasından bahsediyorum.

Ulaşımda toplu ulaşım kullanımının payının artması emisyon miktarını azaltmada kontrol avantajının kamunun eline geçmesini sağlayacaktır. Bunun için olmazsa olmaz ise altyapı olarak karşımıza çıkıyor. Karbon-nötr bir kent olmayı hedeflemek iklim krizi ile yüzleşen günümüz İstanbul’u için bir tercih olmaktan ziyade gelecek nesillere yaşanılabilir bir şehir bırakmak için bir zorunluluğa yerini bıraktı.

26 Haziran 2019

Çevre ve İklim Değişikliğinde AB'ye Uyumlu Muyuz?

Eski adıyla AB İlerleme Raporu, yeni adıyla Türkiye Raporu üyeliğe aday olan ülkenin AB'ye uyumunun analizinden oluşmaktadır. Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan 2019 Türkiye Raporu'nda 27. fasıldaki gelişmelerden bahsedilmiş ve Türkiye'nin Avrupa Birliği ile uyumunun ne seviyede olduğunun analizi yapılmıştır. İlgilenenler için rapordan o kısım tam alıntılanarak aşağıda paylaşılmıştır.

*

AB, iklim ile ilgili güçlü eylemleri, sürdürülebilir kalkınmayı ve çevrenin korunmasını teşvik etmektedir. AB hukuku, iklim değişikliği, su ve hava kalitesi, atık yönetimi, doğa koruma, endüstriyel kirlilik, kimyasallar, gürültü ve sivil koruma konularına ilişkin hükümler içermektedir.

17 Haziran 2019

İklim değişikliğinin, yatırım fonlarını dönüştürücü etkisi

Finansal yönden güçlü, çevresel ve sosyal değerlere duyarlı şirketlerin hisselerine veya bu kriterlere bağlı yatırım yapan yatırım fonlarına yatırım yapanlara sosyal sorumluluk sahibi yatırımcı deniyor. 

Bu yönelim dünyada yavaş yavaş iklim değişikliğinin gündelik hayatı etkilemeye başlamasıyla oluşan zorunlu bir duyarlılığın aslında bir sonucu. Yakında belki de yatırımcıların portföylerinde taşıdıkları hisse senetlerinde daha hassas olduklarını ve ne kadar yüksek getiri fırsatı sunarsa sunsun TS EN ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Belgesine sahip olma koşulunu sağlayamayan şirketlerden uzaklaştıklarını görebileceğiz. Hatta bir çok büyük kurumsal fonun da bu değişime öncülük ederek yalnızca iklim, çevre kirliliği, geri dönüşüm gibi doğayı ilgilendiren kriterlerle sınırlı kalmayıp silah, petrol, alkol ve tütün mamulleri üreten ve altın arama faaliyetinde bulunan firmalara da yatırım yapmaya son verdiğini göreceğiz.

Nitekim birkaç gün önce Norveç Parlamentosu, Norveç Varlık Fonu'nun yıllık 20 milyon tondan fazla madencilik faaliyetinde bulunan ya da 10GW kurulu güce sahip fosil yakıtlar üreten (kömür, petrol doğalgaz, vb.) şirketlerdeki yatırımlarını çekme ve yaklaşık 20 milyar ABD doları değerinde yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapma önergesi kabul edilerek meclisten geçti. Bu fonun toplam varlığının %2'sine denk geliyor. Bu yatırım kararının alınmasındaki en önemli etkenin 2030 yılında kadar sektörün %50 büyüme potansiyeli taşıması, diyebiliriz. Norveç Varlık Fonu (NVF), 2018 yıl sonu verilerine göre 73 ülkede 9.158 şirkete ortak ve dünya genelindeki şirketlerin ortalama %1.3'ünün de sahibi.

13 Haziran 2019

Starbucks Sert Yükselişi Sonrası, Artık Pahalı

Starbucks Corporation (borsa kodu: SBUX) borsada değer kazanmayı sürdürüyor. Geçtiğimiz seneden bugüne neredeyse %61.85 değer kazandı, üstelik S&P 500 %4.73 değerlenmişken…

Geçen Haziran’dan bugüne neler oldu diye şöyle bir bakarsak…

İlk olarak 4 Haziran 2018'de CEO görevini bırakacağını açıklayan Howard Schultz’un yarattığı yönetimsel belirsizlik ve 2017 yılında Trump'ın göçmenlere bakışına karşı politika hamlesi olarak belli sayıda göçmeni sadece göçmen olması ön koşulu ile işe alacaklarını açıklamaları beklentileri olumsuz etkilemişti (Starbucks özelinde bu sayı 75 ülkedeki mağazalarında 5 yıl içerisinde 10.000 göçmeni istihdam edeceği yönündeydi).

14 Şubat 2019

Ütopya

Tespit ettiğim belirgin bir farkındalık eksikliğinin ürünü olabilecek bir konudan bahsedeceğim bu yazımda sizlere...

Hepimizin yaşamımızı sürdürmek için bazı temel mal ve hizmetlere ihtiyacımız var. Bunlar kalem bazında küçük değişiklikler gösterebilir. Bunları genel olarak şöyle sıralayabiliriz: gıda, barınma, ulaşım, haberleşme, sağlık, eğlence vb. Burada yazmış olduğum kalemleri alt kalemler ile çeşitlendirebilir ve daha iyi açıklayabiliriz. Örnek vermem gerekirse;

  • Gıda: Su, ekmek, meyve, sebze, et ve süt ürünleri.
  • Barınma: Aidat, konut, enerji (ısınma, yıkanma, pişirme).
  • Ulaşım: Yol, toplu taşıma, kaldırım, bisiklet yolları.
  • Haberleşme: Tarife ücreti, telsiz kullanım ücreti, internet.
  • Sağlık: Tedavi masrafları, koruyucu sağlık gideri.
  • Eğlence: Kültür-sanat (müze, tiyatro, sergi, sinema vb.), restoran, pub.
Bir düşünün şimdi, bunlardan kaç tanesi için aynı miktarda yapsanız da yaşlandıkça daha az para harcayacağınızı düşünüyorsunuz... Mantıken emekli olmak için belli bir prim ödüyorsunuz ve gerekli gün sayısına erişinceye kadar sistem sizin artık primlerinize ihtiyaç duymadan sisteme yeni katılanların primleriyle size aylık maaş ödeyebilecek hale gelecek diye planlanıyor, değil mi?

Peki öyleyse, Türkiye'deki SGK sistemi bunu başaramasa da, biz neden hayatın sürdürülebilir olan kısmını emekli maaşı ile sınırlıyoruz ki...

19 Eylül 2018

Bir Danimarkalı gibi olmak...

Aslında ilk başta Danimarka ekonomisi ile ilgili bir tweet hazırlıyordum. Derken kendimi Danimarka İstatistik Enstitüsü (Statistics Denmark) internet sayfasında buldum ve farklı verilerden verilere bakarken dikkatimi "Servet ve Borç" (Wealth&Debt) başlığı çekti. İlginç gelen bir bilgi ile karşılaştım. Buna göre Danimarkalılar medeni haline ve çocuklu/çocuksuz aileler olmak üzere çeşitli kıstaslarla dört gruba ayrılarak net varlık tablosu oluşturulmuş. Çok küçük puan farkları olduğu için size ortalamaları söylemeyi tercih ettim.

Danimarkalıların varlıkları ile borçlarını (yükümlülüklerini) incelediğimizde bize ortalama olarak bir Danimarkalının varlıklarının dağılımı şöyle veriyor:
  • Gayrimenkul: %50
  • Menkul: %15
  • Emeklilik Fonu: %30
  • Diğer: %5
Borçlarının dağılımına baktığımızda ise karşımıza varlık dağılımını destekleyen bir sonuç çıkıyor:
  • Konut Kredisi: %77
  • Diğer Krediler: %23
Yani gerçekten de Danimarka ekonomisinde gayrimenkul sahibi olmanın ve onun finansmanının çok önemli bir yeri var. Öte yandan varlıklarının yüzde 30'unun emeklilik için biriktirilmesi de son derece takdire değer bir tercih.

27 Temmuz 2018

İstanbul Bir Bisiklet Şehri Neden Olamıyor?

İstediğiniz sonucu alabilmek için kullanıcı dostu olma günümüzde öncelik olmaya başladı. Kullanım kolaylığı bir yana, amacına yönelik kullanımı sunabilmesi de aynı derecede önemlidir. Söz konusu bisikletse Amsterdam, Viyana, Strasbourg, Londra, Paris, Brüksel, Danimarka, Toronto vs. gibi Dünya'da birçok başarılı uygulamaya sahip kent var. Eğer gerçek niyetiniz bisikleti yaygınlaştırmaksa bu örneklerden feyz almak ve hatta proje aşamasında danışmanlık hizmeti almak da mümkün.

O yüzden olay "neyi, ne kadar istiyoruz" kısmında düğümleniyor.

Şans eseri adı "Bike Share Toronto" olan Kanada'nın Toronto kentindeki bisiklet kiralama sistemi ile ilgili bir video izledikten sonra merak edip Strasbourg'da yaşarken fazla haşır neşir olamadığım bisiklet kiralama sistemi "Vélhop" ile ilgili bir araştırma yaptıktan sonra "İsbike" nasıl diye baktım. Sonrası ise bol düşünselli bir yazı oldu...

İstanbul'da bisikletin neden ulaşım aracı olarak bir türlü trend olamadığı ile ilgili birçok fikre eminim sahipsinizdir. Kentin fiziki imkansızlıklarından tutun da, insanların bisiklet dostu olmamasından, bisiklet kültürünün olmadığından -daha önemlisi olamayacağından- bahsederek birçok kapıyı daha denemeden kapatacak olsanız da bu yazıyı yazmaya karar verdim.

23 Haziran 2018

Starbucks Çöp Hisse Olma Yolunda Mı?

Starbucks Corporation (borsa kodu: SBUX) borsada değer kaybetmeyi sürdürüyor. Geçtiğimiz seneden bugüne neredeyse %15.12 değer kaybetti, üstelik S&P 500 %30 değerlenmişken...

Öne sürülen nedenlere baktığımızda ilk olarak 4 Haziran 2018'de üç hafta içerisinde CEO görevini bırakacağını açıklayan -akabinde ABD başkanlığı için aday olması beklenen- Howard Schultz'un -Google, Amazon, Ford, Goldman Sachs, Microsoft vb. birçok büyük şirket de- 2017 yılında Trump'ın göçmenlere bakışına karşı politika hamlesi olarak belli sayıda göçmeni sadece göçmen olması ön koşulu ile işe alacaklarını açıklamıştı. Starbucks özelinde bu sayı 75 ülkedeki mağazalarında 5 yıl içerisinde 10.000 göçmeni istihdam edeceği yönündeydi. Buna literatürde "forced hiring" deniyor ve pozitif ayrımcılık olarak kabul ediliyor.

18 Mayıs 2018

Geliriniz varsa, Yatırım yapabilirsiniz

Aranızda kendi bütçesini yönetme konusunda zorluklar yaşayanlarınız mutlaka vardır: az geliri olup ay sonunu denkleştiremeyenler de çok geliri olup harcamasından artan parayı nasıl değerlendireceğine karar veremeyenler de...

Elbette yoksulluk sınırının altında yaşayanlar için bu söylediklerim fazlasıyla havada kalacaktır. Birikim için belli standart yaşam koşullarına sahip olmak gerektiği bir gerçekliktir. Bunun sebebi sürdürülebilir olmasının bu sınırı aştıktan sonra mümkün olmasında yatıyor.

Yani siz ucu ucuna geçinirken yüklü miktarda tasarruf yapabilmeniz çok zor ama imkansız değil.

22 Mart 2018

Norveç'in Başkenti, Sürdürülebilir Bir Şehir Planlıyor

Sürdürülebilir bir gelecek için ihtiyacımız olan en önemli şey biraz sabır...

**

Oslo Havalimanı, sürdürülebilir havacılıkta geçerli yeni bir standart belirlemek istiyor. Geçen sene, dünyanın ilk BREEAM sertifikalı yeşil terminalini kullanıma açmıştı. Şimdi ise havaalanı etrafında tamamen yeni ve sürdürülebilir bir şehir inşa etmek istiyor.

Asıl amaç havaalanının enerji kullanımını yüzde 50 azaltmaktı.

Yeşil terminal, sürdürülebilir ormanlardan elde edilmiş doğal ahşap ve taş kullanılarak yapıldı. Pencereler gün ışığı kullanımını en üst düzeyde çıkarmak ve yolculara etraflarındaki tüm alanı görebilme imkanı yaratmak için yerleştirildi.

Bu terminal BREEAM sertifikasında "Mükemmel" (en yüksek ikinci derece) derecesine sahip Dünya'daki ilk havalimanıdır.